Hollywood filmleri kostümleri sergilendi


Los Angeles’ta, Victoria ve Albert Müzesi (V&A) organizasyonunda Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin (Academy of Motion Picture Arts and Sciences) katkılarıyla düzenlenen ve mart ayına kadar açık kalacak Hollywood Kostümleri sergisi açıldı.
Yakın zamanda Sinema Sanatları Akademi Müzesi’ne dönüştürülmesi planlanan tarihi Wilshire May Company Binası’nda açılan ve sinemada kostüm dizaynının vazgeçilmez önemini anlatma amacı taşıyan sergide, 150’nin üzerinde film kostümü ve aksesuar bulunuyor.

“Dallas Buyers Club”, “The Hunger Games”, “The Great Gatsby”, “Django Unchained”, “The Wolf of Wall Street” ve “American Hustle” gibi son dönem filmlerinde kullanılmış kostümlerin yanı sıra sergide, 1915 yapımı “The Tramp” filminden Charlie Chaplin’e ait bir kostüm, 1937 yapımı “Angel” da Marlene Dietrich’in giydiği taşlarla süslü kıyafet, 1964 yapımı “Mary Poppins” filminde Julie Andrews’in kullandığı elbise ve şemsiye de yer alıyor.

Sergide ayrıca Akademi’ye ait ve dünyanın en ünlü ayakkabısı olarak bilinen 1939 yapımı The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) fantastik müzikal  filminde Dorothy (Judy Garland) karakterinin giydiği meşhur yakut ayakkabı da yer alıyor.

Türkiye’de de bu kalitede işler, sergiler yapılır umarım. 

Oscar de la Renta hayatını kaybetti


Ünlü tasarımcı Oscar de la Renta, dün akşam hayatını kaybetti. Amerika’nın Connecticut eyaletindeki evinde hayatını kaybeden tasarımcının neden öldüğü henüz resmi olarak açıklanmadı ama geçmiş yıllarda kanser teşhisi konulan tasarımcının, kanserin getirdiği komplikasyonlar nedeniyle vefat etmiş olabileceği tahmin ediliyor.

Dominik Cumhuriyeti'nde dünyaya gelen, okumak için gittiği İspanya'da moda dünyasına adımını atan tasarımcının koleksiyonlarında İspanyol esintilerini görmek mümkündür. Kadınsı çizgiler taşıyan, moda dünyasında çiçeklerle süslenmiş kadınsı zarif tasarımlarıyla oldukça şık ve iddialı gece elbiseleriyle, gelinlikleriyle ün salmış, ülkemizde de Vakko’da gelinlikleri satılmıştır.  Elizabeth Arden için de çalışmış olan de le Renta, çalışmalarına New York'ta devam etmiştir. Jacqueline Kennedy’den Michelle Obama’ya kadar pek çok kadın için kıyafet tasarlamış Renta, Kenney’nin giydiği beyaz elbisesiyle unutulmaz arasına girmiştir.



Ama ben onu hep Sex and The City’de Carrie’nin denediği gelinliklerden bir tanesi olan ve İspanyol esintileri estiren gelinliğiyle ve “Kadınların son 50 yılda elde ettiği başarıyı, keşke erkekler de 100 yılda elde edebilse… Bunu söylediğim için üzgünüm ama biz gerçekten aptalız” sözüyle hatırlayacağım. 



David Beckham, Unicef'in iyi niyet elçisi oldu



Futbol kariyerini geçtiğimiz aylarda sonlandıran ünlü İngiliz futbolcu David Beckham, Ebola virüsü için Unicef'in iyi niyet elçisi oldu.


Sierra Leone Futbol Federasyonu Başkanı Isha Johansen yaptığı açıklamada, Beckham'ın kampanyaya destek vermesinin kendileri için çok önemli olduğunu söyledi. "Sierra Leone'da erkekler, kadınlar ve çocuklar İngiltere Premier Ligi'nden mutlaka bir takımı ya da futbolcuyu destekler. Çoğu kişinin favori oyuncusu da David Beckham" dedi. Bu bağlamda David Beckham'ın farkındalık çalışmalarında görev alması çok önemseniyor. 


39 yaşındaki Beckham, şu ana kadar 4 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Ebola salgınının önlenmesi için temizliğin önemine dikkat çekecek. David Beckham'lı Unicef'in ilk kampanyası şimdiden büyük ilgi gördü. 


Bu yıl binlerce can alan Ebola virüsüne karşı bilinçlendirme çalışmaları son günlerde hız kazandı. Ünlülerden de Ebola hastalığıyla ilgili bilinçlendirme çalışmalarına destek yağıyor. Son olarak David Beckham, Unicef aracılığıyla bu mücadelenin sesi olduğunu duyurdu. 

İstanbul Fashion Week Şeyma Subaşı defilesi ile son buldu



Eski manken, yeni tasarımcı Şeyma Subaşı, ‘Sonbahar Melankolisi’ adını verdiği koleksiyonuyla İstanbul Moda Haftası’nın kapanış defilesini yaptı.
Burcu Esmersoy’un baş manken olduğu defileyi Acun Ilıcalı, Murat Boz, Esat Yontunç, Derya Şensoy, İdil Fırat, Aslıhan Doğan, Mert Vidinli gibi isimler izledi. Çocuğunun annesi olan Şeyma Subaşı'nın koleksiyonuna Acun Ilıcalı'nın nasıl bir destek verdiği de merak konusuydu.
Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul, pek çok tasarımcının koleksiyonuna tanıklık etmemizi sağlarken, koleksiyonlarını ilk kez moda otoritesinin beğenisine sunacak isimler ise merak konusuydu; Subaşı da o isimlerin başındaydı.
Defile alanına girdiğimiz andan itibaren, sonbahar görüntüsüyle karşılaşıyorduk… Sokak lambaları, hafif puslu tonlar, banklar, mumlar, yerlere dökülen yapraklar…
Defilenin show direktörlüğünü koreograf Uğurkan Erez yaparken, stylingini Mert Yemenicioğlu üstlenmişti. Özellikle güçlü müzikler tercih edilmişti, ancak 2015 İlkbahar/Yaz koleksiyonlarının tanıtıldığı İstanbul Moda Haftası'nda gözüm Nihan Buruk'ı aradı.
Şeyma Subaşı, o gün Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin azizliğine mi uğradı bilinmez, ancak izleyicilerin yoğun ilgi göstermediği ortadaydı. Esat Yontunç, defilenin bitimiyle formasını giyerek adeta koşarcasına çıktı alandan.

Şeyma Subaşı, koleksiyonunu 1960'lar 70'ler ve son yılların ünlü rus güzeli, stil ikonu Elena Perminova'nın "habitually chic/alışılmış şık" stilinden ilham alarak hazırlamış. Köklü, yeni, genç ve yaratıcılığı esas alan koleksiyonda 1960'lar, 70'ler ve günümüz modasının stillerini farklı parçalar ile birleştirerek sunuluyor.

Koleksiyonun ana renkleri arasında camel/açık kahverengi, güvercin grisi, siyah ve bordo yer alıyor. 
Kürklerin, çiçekli detayların ve pastel tonların ön plana çıktığı koleksiyon, rahatlıkla gündelik hayatınızda uygulayabileceğiniz türden…


Alexander Wang H&M için tasarladı


Türkiye’de 6 Kasım’da satışa çıkacak olan Alexander Wang’in H&M için tasarladığı koleksiyon merakla bekleniyordu. Modaseverler, canlı yayınlanan defileyi internetten izleme fırsatı buldu, ancak bu muhteşem defileyi kaçıranlar için koleksiyonun ilk görselleri ortaya çıkmaya başladı.

Grilerin ve siyahların ön planda olduğu koleksiyonda taytlar, parkalar ve  crapped üstler göze çarpıyor.

Koleksiyon 6 Kasım’da yalnızca İstinye Park, Zorlu, İstiklal Caddesi ve CEPA H&M mağazalarında satışa çıkacak.



Gisele Bundchen Chanel No. 5'in yeni yüzü



Gisele Bündchen, Chanel'in efsane parfümü No.5'in yeni yüzü oldu.

Nicole Kidman’ın Chanel’in efsane parfümü No.5’in yüzü olmasının üzerinden 10 sene geçti. No.5’ın yeni yüzü, 34 yaşındaki iki çocuk annesi, Brezilyalı model Gisele Bündchen oldu. İlk dedikodular Gisele Bündchen'in Twitter sayfasında paylaştığı Chanel sörf tahtalı fotoğrafıyla yayılmaya başlamıştı.

2004’te Nicole Kidman’ın yaptığı gibi, markanın dev 5 rakamı içinde uzandığı Instagram hesabından bu fotoğrafı paylaşan ünlü model, reklam filmi çekimlerinde birlikte çalıştığı ünlü Avustralyalı yönetmen Baz Luhrmann’a da övgüler düzdü.

Ünlü yönetmen Baz Luhrmann imzalı, "The One That I Want" reklam filminin tamamı bugün Chanel'in resmi web sitesinde yayınlandı. Luhrmann, markanın ‘basit bir reklam filmi’ olarak düşünmediği ve ciddi bir prodüksiyonla 42 milyon dolar (yaklaşık 53 milyon TL) gibi bir rakama mal ettiği bu kısa filmin orijinalini de çeken isimdi. 



Yepyeni bir kadın modeli oluşturmaya hedefleyen Chanel için Gisele Bündchen'in mükemmel bir seçim olduğu düşünülüyor. No.5’ın bugüne kadarki ünlü yüzleri içinde Lauren Hutton, Catherine Deneuve, Audrey Tautou ve Brad Pitt vardı.

Marilyn Monroe ise bir röportajında 'yatakta ne giyersiniz' sorusuna verdiği 'sadece No.5' yanıtıyla efsane olmuştu. Bu yüzden parfüm Marilyn hayranlarının da vazgeçilmezi olmuş, ünlü isimle özdeşleşmişti.





Michael Kors açlığa 'dur' dedi: Watch Hunger Stop!


Ünlü isimlerin dünyada yaşanan felaketlere zaman zaman destek vermesi, duyarlılıklarına tanıklık etmemiz kadar, duyurulabilirlik açısından da daha etkili çoğu zaman...

Ünlü oyuncu Halle Berry ve tasarımcı Michael Kors da dünyadaki açlığa son verme peşindeler...

New York’ta hastalara yemek hazırlayıp eve teslim eden God’s Love We Deliver’in, 20 yıldan fazla bir süredir yönetim kurulu üyeliğini yürüten Michael Kors’un açlık için başlattığı projeye bir yenisi daha eklendi.

Temmuz ayında başlayan projenin daha çok ses getirmesi ve geniş kitlelere ulaşarak açlıkla savaşan çocuklara yardımcı olabilmek amacıyla Kors, #WatchHungerStop etiketiyle insanlara ulaşmayı hedefleyerek yola çıktı.

Michale Kors’un her pembe-altın saatlerinden 1 tane satıldığında, bir çocuğun karnı doyacak. Siz de bu saatlerden edinerek bir çocuğa yardım etmek isterseniz aşağıdaki siteden ulaşmanız mümkün;


Kors’un bir diğer yaratıcı fikri ise, sosyal medyaya dayalı… Moda dünyasında bloguyla geniş kitlelere ulaşan Buse Terim'in de duyurduğu, Michael Kors mağazalarından edinebileceğiz tişörtlerle çekeceğiniz selfie fotoğrafı #WatchHungerStop etiketiyle paylaşırsanız, Kors, 100 çocuğa kişisel olarak yardımda bulunacak.



Fashion Week İstanbul 2014'te 3. gün



İstanbul Fashion Week 2015'in 3. gününe iş nedeniyle katılamadım. Aslında hemen her defileye davetli olmama, bu da benim işim olmasına rağmen katıl(a)madım. Bu yıl garip bir kokusu var Moda Haftası'nın ne yalan söyleyeyim. 
Tasarımcı Önder Özkan, zihninde yarattığı toplumu, farklı kesimleriyle birlikte ele aldığı koleksiyonu ve defilesiyle farklı bir şov hazırlamış. Örneğin defilesinin açılışında podyumda yürüyen yaşlı çift, transeksüel, başı örtülü model gibi...
Triko ve örme ağırlıklı koleksiyonun detaylarında file ve şeritler göze çarptı. Sportif ve Akdenizli bir ruhu olan koleksiyonda tek bir desen kullanıldı, bunun en özel yanı ise Özkan’ın anneannesinin evlilik tacından ilham alarak oluşturduğu desen, kreasyonların çoğunda yer aldı.

Günün bir sonraki isimlerinden olan Benan Bal, Mercedes-Benz Fashion Week kapsamında ilk kez koleksiyonunu sunan genç tasarımcılardan… 2015 ilkbahar-yaz koleksiyonuyla basketbol kültürünü referans alan tasarımcı, sportif öğelerin hakim olduğu kıyafetler sundu.
File atletler, renkli şortlar ve bilekleri lastikli eşofman altları podyum yerine basketbol sahasında da görülebilecek türdendi. Slim fit gömlekler ve klasik yağmurluklarsa saha dışındaki erkekler göz önüne alınarak tasarlandı. Modanın bambaşka bir hale bürünmesini göz önünde bulundurursak, gündelik yaşamda koleksiyon dolaplarda yer bulabilir gibi geliyor bana...

3. günün bir diğer ismi olan Ayşe Deniz Yeğin, tene gönderme yaptı. Parmak izlerimizin farklı olduğu gibi her insanın teninin kokusu da farklıdır. Kendine özgüdür ve tektir. Ayşe Deniz Yeğin ‘Fragrance Beachwear’ koleksiyonunda tene ve tek olmaya gönderme yapıyor. Koleksiyonun en iddialı parçasını taşıyan Ebru Şallı, defilenin en göze çarpan ismi oldu.


Benim Fashion Week'te en merak ettiğim defile, Made In Love'dı ve umuyorum katılanlar çok çok keyif almıştır. Mercedes-Benz’in bu yıl desteklediği Maid In Love markasının İlkbahar/Yaz 2015 “Don’t K My J” koleksiyonu 80’lerin eğlenceli, iyi hissettiren ve dinamik sosyal hayatından ilham alıyor.
Herkesin mutlu ve rahat hayatlar sürdürdüğü 80’lerin bize sunduğu şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikâyelerinden ortaya çıkan “Don’t K My J” koleksiyonu, 3D modern kumaşlarla, geleneksel kumaşları bir araya getirerek sokak modası stilini eğlenceli bir yaklaşımla en üst seviyeye çıkarıyor. 80’lerin görüntüsünü tam olarak yansıtabilmek adına tropikal grafikler, günümüz dijital baskı tekniği ile uygulanırken; abartılı siluetler o dönemin birer sembolü olarak koleksiyonun en önemli parçalarını oluşturuyor. Sıradışı armalar, tasarımların üzerinde kendini gösterirken, el işi boncuklarla tamamlanarak DIY (Kendin Yap) fikri ile dönem vurgulanıyor.
Aykırı ve bir o kadar da hayata pozitif bir açıyla bakan Maid In Love markası bu koleksiyonu retro sweatshirtler ve eşofman altları, slogan lastiklerle süslenmiş parçalar, yüksek belli alt gruplar ve alt-üst kombinlenen takımlar ile dönemin etkisini yansıtıyor.
80’lerin plaj temalarını çizgi karakterler ile birleştiren ve renkli bir yaz hikayesi sunan Maid In Love Ilkbahar/Yaz 2015 koleksiyonu, büyük bir parti tadında keşfedilmeye çıkıyor.

Yeni kreasyonu merakla beklenen tasarımcı Özgür Masur’un Maybelline New York makyaj sponsorluğundaki Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul defilesi, “Özgür Masur’un hayalindeki bir kadının biyografisi” konseptiyle 14 Ekim Salı günü moda severlerle buluştu. Görkemli ve sofistike bir hayat sürdüren özel bir kadının hayatının her dönemini tema alan defilenin makyaj uygulamaları da ışıltısıyla göz kamaştırdı.

Fashion Week İstanbul'da 2. gün


İstanbul Fashion Week’in 2. Günü Tanju Babacan defilesiyle başladı. ‘Kırmızı Sakal’ lakabıyla tanınan tasarımcı Tanju Babacan, bu yıl Türk mankenlerin defilelere çıkmayarak başlattığı protestoyu deldi. 

Babacan’ın ‘Aydınlanma’ adını verdiği İlkbahar - Yaz 2015 koleksiyonunun tanıtımında 13 Türk mankeni podyuma çıkarak Didem Soydan’ın başlattığı podyum isyanına son verdi ve podyumda gerçekten de 'Aydınlanma' dediğimiz dönemi yaşattı.




Tasarımları kadar kendine has tarzına, beyazlar içindeki süzülüşüne, antik bir kentten fırlamış gibi duran, bu deniz kokulu kadına hayranlık duydum.  

Simay Bülbül, Fashion Week İstanbul’un 2. gününde Osmanlı motiflerinin ve halılarının dikkat çektiği, canlı şovla oryantal ezgiler eşliğinde tanıttığı koleksiyonunda etnik desenlere, deri detaylar, triko ve ipek kumaşlara yer verdi.
60 parçalık “Karma- Şık” koleksiyonunun tanıtıldığı, oryantal esintiler taşıyan defilede Tülin Şahin baş manken olarak podyuma çıktı. Defileyi pek çok ünlü isim takip etti.

Kendisini tanımasam da Zeynep Tosun hep snob biriymiş gibi geldi bana. Ancak yaptığı işlere gerçekten şapka çıkartmak lazım.
Geçtiğimiz haftalarda Londra Moda Haftası’nda hazır giyim koleksiyonunu tanıtan Zeynep Tosun, önceki gece de haute couture koleksiyonunu beğeniye sundu. Londra’da coşkuyla karşılanan ünlü modacının defilesi yine yoğun ilgi gördü. Koleksiyonda; etnik uzun elbiseler, deri kalem etekler, yüksek bel pantolonlar ve ipek bluzlar dikkat çekti. 

Niyazi Erdoğan'dan Aşiyan'a selam


Kendine has tasarımlarını her zaman beğendiğim, 2012 yılındaki İlkbahar-Yaz koleksiyonun ise bende ayrı bir anısı olan Niyazi Erdoğan'ın neler yapacağını açıkçası çok merak ediyordum ki, Tevfik Fikret'e selam eden Niyazi Erdoğan karşısında saygıyla eğildim. 
İlk gün, Hatice Gökçe'nin başarısının yanında Niyazi Erdoğan defilesi izleyicileri "Form fonksiyonu takip ediyor" manşetli gazete ve tattoo sticker'larıyla karşıladı. Geçici dövmelerdeki bu kırlangıçlar, koleksiyonda da yer alıyordu. Desenin yaratıcısı, Niyazi Erdoğan'ın kendi kırlangıç dövmelerini de tasarlayan dövme sanatçısı Tolga Uçağı... 
Niyazi Erdoğan, Tevfik Fikret’in Aşiyan’a olan aşkından esinlenerek koleksiyonun eksenine göç yolları İstanbul’dan geçen kırlangıçları yerleştiriyor. 
Koleksiyon, dört farklı giysi grubunu içeriyor. İş hayatı, günlük giyim, sportif ve plaj alt metinli tasarımlarda, aksesuar olarak fularlar ön plana çıkıyor. Denimlerin hakim olduğu koleksiyonda tasarımlarında indigo mavisine yeşil ve kahverengi tonları eşlik ediyor. 
Niyazi Erdoğan'ın NİYO adıyla çıkardığı sırt çantalarının yanı sıra farklı fikirler, projeler üretmesini dört gözle bekliyorum. 
Eğer bu çantalardan edinmek isterseniz, şuradan göz atabilirsiniz; 
http://www.bywonderland.com/?kategori-36-niyo

Fashion Week 2014 1. gün


Modaseverlerin merakla beklediği, tasarımcıların, modaya yakın ilgi duyanların yılın bu zamanlarını iple çektiği Moda Haftası geldi çattı.
Önceki yıllarda tüm defilelerin gözde mankeni Didem Soydan'ın yerli mankenlere ödenen ücretlerin yabancı mankenlerin yanında sönük kalmasına çektiği isyan bayrağıyla, bu yılki Moda Haftası'nda yer almayacağını açıklamasının ardından, Türk meslektaşları da başarılı modele destek verdi.
Ülke gündeminde yaşanan olayları da hesaba kattığımızda, İstanbul'a biraz nefes aldıracak yalnızca 6 gün olmasına rağmen, davetiyeler elimize geç ulaştı. 
Karaköy-Antrepo'ya ulaştığımda gördüğüm düzensizlik ve ilgisizlik ilk etapta beni hayalkırıklığına uğratmış olsa da, Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul (MBFWI)'un ilk defilesi Hatice Gökçe'nin "Seyyah" adını verdiği koleksiyonunu izleyince yüzümü güldürdü. 
Can Hatipoğlu müzikleri defileye damga vurdu!
Rahat giyim anlayışının sunulduğu koleksiyonun koreografisini Bilge Tuğsuz yaparken, defilenin özgün müziklerini de beşinci kez Can Hatipoğlu ve Volkan Şanda hazırladı ve en az koleksiyon kadar müzikler günün ilk defilesine damgasını vurdu.
Seyahat etmeyi seven erkeklere…
Hatice Gökçe, seyahat etmeyi seven erkekler için yeni bir seçenek sunan ve “Geçen zaman hep Seyyah'tan yana oldu” mottosuyla hayat verdiği yeni koleksiyonuyla ilgili olarak “Medeniyetlerin yakından tanıkları olan gezginler, coşkun akan ırmaklara benzer. Evliya Çelebi de bir medeniyet gezginidir. Ata binip cirit oynayan ve ömrünün 40 yılını seyahat ile geçiren bu büyük gezginin izinden giden 'Seyyah' koleksiyonu, at figürünün kullanıldığı baskılar ve nakışlar ile sezona ritim kazandırıyor” diyor.
Koleksiyona damga vuran başlıklar, deri parçalar, uzun ve salaş tunikler, hafif, temel renklerin vurgulandığı gömlekler, metalik tonlar, dar paça şalvar kesim pantolonlar, at figürlü aksesuarlar ön plana çıktı.
Hatice Gökçe, ülkemizin erkek kıyafet tasarlayan tek kadın olması yönüyle göğsümüzü kabartırken, hâlâ umut var dedirtiyor. Ülkemizin tüm kadınları adına...

http://www.aksam.com.tr/moda/moda-haftasi-renkli-goruntulere-sahne-oldu/haber-346127


Bu Blogda Ara

Blog Arşivi

Popüler Yayınlar