İstanbul Fashion Week 2015'in 3. gününe iş nedeniyle katılamadım. Aslında hemen her defileye davetli olmama, bu da benim işim olmasına rağmen katıl(a)madım. Bu yıl garip bir kokusu var Moda Haftası'nın ne yalan söyleyeyim.
Tasarımcı Önder Özkan, zihninde yarattığı toplumu, farklı kesimleriyle birlikte ele aldığı koleksiyonu ve defilesiyle farklı bir şov hazırlamış. Örneğin defilesinin açılışında podyumda yürüyen yaşlı çift, transeksüel, başı örtülü model gibi...
Triko ve örme ağırlıklı koleksiyonun detaylarında file ve şeritler göze çarptı. Sportif ve Akdenizli bir ruhu olan koleksiyonda tek bir desen kullanıldı, bunun en özel yanı ise Özkan’ın anneannesinin evlilik tacından ilham alarak oluşturduğu desen, kreasyonların çoğunda yer aldı.
Günün bir sonraki isimlerinden olan Benan Bal, Mercedes-Benz Fashion Week kapsamında ilk kez koleksiyonunu sunan genç tasarımcılardan… 2015 ilkbahar-yaz koleksiyonuyla basketbol kültürünü referans alan tasarımcı, sportif öğelerin hakim olduğu kıyafetler sundu.
File atletler, renkli şortlar ve bilekleri lastikli eşofman altları podyum yerine basketbol sahasında da görülebilecek türdendi. Slim fit gömlekler ve klasik yağmurluklarsa saha dışındaki erkekler göz önüne alınarak tasarlandı. Modanın bambaşka bir hale bürünmesini göz önünde bulundurursak, gündelik yaşamda koleksiyon dolaplarda yer bulabilir gibi geliyor bana...
3. günün bir diğer ismi olan Ayşe Deniz Yeğin, tene gönderme yaptı. Parmak izlerimizin farklı olduğu gibi her insanın teninin kokusu da farklıdır. Kendine özgüdür ve tektir. Ayşe Deniz Yeğin ‘Fragrance Beachwear’ koleksiyonunda tene ve tek olmaya gönderme yapıyor. Koleksiyonun en iddialı parçasını taşıyan Ebru Şallı, defilenin en göze çarpan ismi oldu.
Benim Fashion Week'te en merak ettiğim defile, Made In Love'dı ve umuyorum katılanlar çok çok keyif almıştır. Mercedes-Benz’in bu yıl desteklediği Maid In Love markasının İlkbahar/Yaz 2015 “Don’t K My J” koleksiyonu 80’lerin eğlenceli, iyi hissettiren ve dinamik sosyal hayatından ilham alıyor.
Herkesin mutlu ve rahat hayatlar sürdürdüğü 80’lerin bize sunduğu şekerleme renkleriyle yaratılmış baskı hikâyelerinden ortaya çıkan “Don’t K My J” koleksiyonu, 3D modern kumaşlarla, geleneksel kumaşları bir araya getirerek sokak modası stilini eğlenceli bir yaklaşımla en üst seviyeye çıkarıyor. 80’lerin görüntüsünü tam olarak yansıtabilmek adına tropikal grafikler, günümüz dijital baskı tekniği ile uygulanırken; abartılı siluetler o dönemin birer sembolü olarak koleksiyonun en önemli parçalarını oluşturuyor. Sıradışı armalar, tasarımların üzerinde kendini gösterirken, el işi boncuklarla tamamlanarak DIY (Kendin Yap) fikri ile dönem vurgulanıyor.
Aykırı ve bir o kadar da hayata pozitif bir açıyla bakan Maid In Love markası bu koleksiyonu retro sweatshirtler ve eşofman altları, slogan lastiklerle süslenmiş parçalar, yüksek belli alt gruplar ve alt-üst kombinlenen takımlar ile dönemin etkisini yansıtıyor.
80’lerin plaj temalarını çizgi karakterler ile birleştiren ve renkli bir yaz hikayesi sunan Maid In Love Ilkbahar/Yaz 2015 koleksiyonu, büyük bir parti tadında keşfedilmeye çıkıyor.
Yeni kreasyonu merakla beklenen tasarımcı Özgür Masur’un Maybelline New York makyaj sponsorluğundaki Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul defilesi, “Özgür Masur’un hayalindeki bir kadının biyografisi” konseptiyle 14 Ekim Salı günü moda severlerle buluştu. Görkemli ve sofistike bir hayat sürdüren özel bir kadının hayatının her dönemini tema alan defilenin makyaj uygulamaları da ışıltısıyla göz kamaştırdı.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder