Muz Sesleri
....
Sana bir hikayeden başka verebilecek hiçbir şeyim yok. Eğer bir gün dünyaya niye geldiğine lanet edersen, eğer ben o gün orada olamazsam, bil ki senin bir hikayen var. O kadar çok güzel insanın ölümünü gördüm ki, öğrendim. Ne yaparsan yap sadece bir hikaye kalıyor geriye. Anlatılınca yalan gibi, hiç olmamış gibi gelen.
....
Şehir ikiye bölünürken bize de bir şey oldu Filipina. Acı, insanları gövdelerinin dışına kaçırır. Acının gövdelerinden geçmesini beklemek için etlerinden gider insanlar. Bazıları bir daha hiç geri dönmez. Tuhaf olan şu ki, bu toprakların tarihi baştan sona bununla ilgili olmasına rağmen kimse çocuklara bunun bir gün onlara da olacağını öğretmez. Oysa ruh, böyle yas tutar. Gövdeden giderek. Ruh bir gün acısı geçtiği için değil, gidecek başka yeri olmadığı için geri döner. Şatila'dakilerin kendi etlerinden başka bir evi, ülkesi yoktur.
....
Bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce aşık olur. Ne mutluluktur öte yandaki ne de tadıyla meraklandıran bir acı. Aşk diye buna denir: Bir insan bir insanda tekinsiz bir ev görür. Ben annende öyle bir kapı, öyle bir ev gördüm.
Ben, Hamza. Şatila Kampı'nda bilinen ismiyle Doktor Hamza. İsmime aldanma, her zaman ufak tefek bir adamdım. Kuru bir iman tahtası! Annen ise sanki tam büyüyecekken annesinin karnından erken atılmış bir kız çocuğu. İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.
....
Hiç kimse olmaya cesaret et Filipina. Hikayeler orada başlar. Dişlerinin döküldüğü yerde...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder