- Kızartma tavasına yapışan yiyeceği çıkarabilmek için tavaya biraz su dök ve bekle. Bir süre sonra yiyecek kendiliğinden çözülür.
- Duyguların incindiği için intikam istiyorsan tek görebildiğin kendi acındır. Ama kendini sakinleştirip daha derine bakarsan, seni inciten insanın da acı çektiğini görürsün.
- Kalbimizin odacıklarında yan yana yaşayan iki kiracımız var. Adolf Hitler ve Rahibe Teresa. Korkuya ve güvensizliğe yenik düştüğümüzde Hitler'in içinden geçenleri hissederiz. Sevgi ve sadakatle temas halinde olduğumuzdaysa Rahibe Teresa'nın nazik sesini duyarız.
- Sadece eleştirilmiş, eleştirilen ya da eleştirilecek veya sadece övülmüş, övülen ve övülecek tek bir insan bile yoktu. *The Dhammapada
- Seni yakından tanımayan insanlar sana hayranlık duyduklarında gerçek seni değil, kendi yansımalarını görürler. Oysa seni iyi tanıyan insanlar sana saygı duyduklarında bu muhtemelen sen bunu hak ettiğin içindir.
- İnsanın gururunu yutması yenilgiyi kabul etmesi midir? diye soranlar oluyor. Sanmıyorum. Mütevazılık içten gelen bir güç ve bilgelik işaretidir. İnsan gururunu yuttuğu zaman gerçek anlamda iletişim kurulabilir. Nihayet birbirimizi duyabilir ve zamanla sorunlarımızı çözebiliriz.
- Suya bakarken su olurum. Çiçeğe bakarken çiçek olurum. Hele suyun üstünde süzülen çiçek, yaşasın!
- Bir politikacının bir seçimi bir seçimi kazandıktan sonra nasıl davranacağını tahmin etmek istiyorsan onun şu anda nasıl yaşadığına ve eskiden nasıl davrandığına bak. Bir insan yaşayacağını söylediği şekilde değil, zaten yaşadığı şekilde yaşar.
- Herkes tanıştığı birine ilk başta nazik davranır. Asıl sorun o nezaketin ne kadar sürdüğüdür. Bir insanın sana ilk başta nazik davranmasına kanma.
- Ne yaparsak yapalım işimizin ilk düğmesi layıkıyla iliklenmelidir. Şimdilik böyle olsun sonra düzeltirim diye düşünüyorsak genelde düzelmez çünkü daha sonra onu düzeltecek motivasyonumuz olmayabilir ya da o haline alışırız. Bu bir eve taşınmak ve onu zamanla tamir etmeye karar vermek gibidir. Aradan seneler geçer ve biz bir türlü tamiratı yapamayız. Kendimizi çok uzun süre o halde yaşarken buluruz.
- Birine yaklaşmaya mı çalışıyorsun? Ondan bir şey istediğin için mi? Ona gerçekten yakın olmak istiyorsan gizli gerekçelerinden kurtul. Samimi bir şekilde, hesapsızca nazik olursan insanlar sana içlerini açmaya daha istekli olurlar.
-Bazı insanlar kendi çemberlerinin dışında kalanlara nazik ve cömert davranırken çemberin dışındakileri ihmal eder. Aileyi ve yakın çalışma arkadaşlarını olağan kabul etmek hatadır. En yakınındakiler mutsuz olduğunda, inşa ettiğin her şey bir anda yıkılabilir.
- Birini ikna etmeye çalıştığım zaman önce onu dikkatle dinler ve anlamaya çalışırım. Ben haklı olsam bile, duyulduğunu ve saygı gördüğünü hissetmediği sürece ikna olmayacaktır.
- Bir soru sorduğunda cevap alamıyorsan, cevap budur.
- Kusursuz olsun diye çabalama, ilginç olsun diye uğraş.
- Kung-funun on sekiz seviyesinde ustalaştıktan sonra parmağının tek bir hareketiyle birinin canını yakabilirsin, ama otuz altı seviyeyi de tamamladığın zaman güçsüz biri aptallık edip seninle dövüşmeye geldiğinde geri çekilmesini bilirsin.
- İnsanlar kendileri incindiği için incitici sözler sarf ederler. İğneleyici ve kötü niyetli insanlarla karşılaştığında onun kim bilir ne tür bir mutsuzluğun içinde olduğunu düşün. Sana çok yüklenirse ve zamanın yoksa sadece, "Tanrı seni korusun" diye fısılda ve yoluna devam et.
- Bir ilişkide bir sorunla karşılaştığın zaman işe, "Neden beni anlayamıyor" ya da "Neden dediğimi yapmıyor" diye sorarak başlarsan sorun asla çözülmez. Çünkü bu bir taleple başlayan bir yaklaşımdır. onun yerine işe, "Onu mutsuz eden ve ona yanlış anlaşıldığını hissettiren nedir" ya da "Geçmişindeki hangi tecrübe böyle tepki vermesine neden oluyor" diye sorarak başla. İşe onu anlama niyetiyle başladığın zaman kalbin görüşlerinin hapishanesinden salınır ve onun acısını hissedecek şekilde açılır.
- Başkalarını kolayca yok sayan insanlar bunu yok sayılmaktan korktukları için yaparlar.
- Birine ne kadar yakın olduğumuzu, "O insanın yanında küçük bir çocuk gibi davranabilir miyim?" diye sorarak belirleyebiliriz. Birini sevdiğimizde kalbimizde küçük bir çocuk gibi hissederiz.
- İncittiğimiz ve bundan gerçekten pişmanlık duyduğumuz insanı sadece incindiğimiz zaman hatırlarız.
- İçimin derinliklerine bakınca başkalarından ne istediğimi fark ediyorum; söylediğim şeyi dinleyecek dikkatli kulaklar, varlığımı ve değerimi takdir edecek nazik sözleri kusurlarımı ve güvensizliklerimi kabullenecek sevecen gözler.
