SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Müzik Kaldı Yâdigar
Dünyada hiçbir şeyin gücü, müziğin gücü kadar kuvvetli değil. Belki bundandır hala Elvis'i konuşmamız, Barış Manço'yu, Ahmet Kaya'yı, Sinatra'yı... Yedi notadan olsa olsa bu çıkar denilen yerde doğan gücü, insan denilen varlığı sadece orada eşitleyen... Eşitlik, "sizin gibi olmadığı" için eleştirmenizse, sizin sevdiğiniz şarkıları söylemesiyse eğer, siyah bir adamın yıllar geçtikçe beyazlamasıyla eğer, bugün tüm beyazlara inat, kararsın gün, anılsın Baba...
Müslüm Gürses'in Çocukluğu
Gerçek adı Müslüm Akbaş olan nam-ı diğer "Baba", 7 Mayıs 1953'te Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde doğmuş, daha üç yaşındayken Adana'ya göçmüşlerdir. Türkü söyleyip, bağlama çalmayı seven babasının izini takip etti. Ancak, babasının Adana'da annesini öldürmesiyle onunla olan tüm bağını koparmış, bir daha asla konuşmamıştır.
Halkevlerine gidip, çay bahçelerinde şarkı söyleyen Müslüm Akbaş, 14 yaşındayken katıldığı Adana Çay Bahçesi'nin düzenlediği yarışmada birinci oldu ve Çukurova Radyosu sanatçısı oldu, her cumartesi burada canlı türküler söyledi ve soyadını da Gürses olarak değiştirdi.
İlk Plağı ve Şöhrete Atılan Adım
1968 yılında ilk plağı olan Emmioğlu/Ovada Taş Basma'yı çıkardı. Adana'da dört tane plak çıkaran Gürses, İstanbul'a gelerek Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin ve Gitme Gel Gel/Haram Aşk adlı iki plak çıkardı ama o asıl çıkışını 300bin satan plağı Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma ile yaptı.
Ölümle Burun Buruna
Askere giden ve döndüğünde tüm hızıyla plak çıkaran Müslüm Gürses, İstanbul'da aynı plak şirketleriyle 40'a yakın plak çıkarmış, en çok plağa sahip arabesk sanatçısı olmuştur. Tam da bu yıllarda turnedeyken geçirdiği trafik kazasıyla ölümden dönmüştür. Alın kemiği un ufak olan Gürses, koku duyusunu yitirmiş, işitme yetisini de yüzde 50 kaybetmiştir. Şarkılarından birinde "Aşığın gözü kör, kulağı sağır. Doğruyu, yanlışı ondan görmedi" derken, kendi hayatıyla benzer bu durum, aşk mı, hayat arkadaşı mı, müzik mi, yoksa sevenleri mi artık, bilinmez... Ama konuşma ve düşünme tarzının yavaşlığı, bilmeyenler tarafından maddelere bağlanırdı, oysa bu onun ilk ölümden dönüşüydü.
Sinema ve Muhterem Nur
Dönemin tüm müzisyenlerinin yaptığı gibi o da sinemaya adım atmış, 1979 yılında oynadığı İsyankar, onun ilk filmi olmuş ve 38 filmde yer almıştır. Ama O'nu sinemaya bağlayan bir diğer unsur ise, hayranı olduğu ve hiçbir filmini kaçırmadığı Muhterem Nur'dur. Kendisinden yirmi yaş büyük olan Muhterem Nur ile 1985'te hayatını birleştirmiş, 2012'nin Kasımı'nda yoğun bakıma alınana kadar hiç ayrılmamışlardır.
Dinleyici Kitlesi, Yeniden Doğuşu
Müslüm Gürses'in tarzı ve dinleyicileri pek çok araştırmaya konu almış, hatta doktora tezlerinde yer almış, özellikle bir dönem dinleyicilerinin kendini jiletlemesi yüzünden ne yapacağını bilememiştir. Bu sebeple, onun dinleyicileri sadece fanatik bir kesim arabesk dinleyicinden ibaretti, ama özellikle son yıllarda yaptığı değişimle, müzik, Müslüm Gürses ve dinleyici kitlesi oldukça değişti.
Japonların icadı aletle notaları en doğru okuyan sanatçıdır kendisi... 1999 yılında plak firmasını değiştirdi. Nilüfer, Teoman, Bülent Ortaçgil gibi sanatçıların pop şarkılarını kendi tarzıyla yeniden seslendiren Baba, özellikle 2006 yılında Murathan Mungan'la ortak çalışması olan Aşk Tesadüfleri Sever ile bir anda dikkatleri üzerine çekti. 2010 yılında çıkardığı Sandık albümü ise, son albümü oldu.
Giderken...
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum.
.............................. ..........
Onu televizyonda pek fazla göremedik. Konuşurken de pek göremedik. Birilerine sataşırken, kendini savunurken, açıklamalarda bulunurken de... Hayatının bir yerleri hep hüzünlü, yaşadıkları hızlı ama kendi tüm bu olanların içinde slow motion gibiydi. Onun ölümünü karaciğer, böbrek, kalp, yoğun bakım gibi kelimeler arasına sıkıştırmak, bu hiç anlaşılamayan, herkeste gizem yaratan ve herkeste gülümseyişle acı arası buruk bir tat bırakan bu adama yakışık almaz. Bir şarkısında "Yıkılsın camiler, açılsın meyhaneler" diyerek albümü toplatılan Müslüm Baba, aramızdan ayrılışıyla sevenlerine ikisinin de kapısını açtı. O zamanı tutamadı, ama giderken zamansızlığı ardında bıraktı.
Meltem Özbey / 03.03.2013 ucyuzotuzuc.com haber sitesinde paylaşılmıştır.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder