31. yaş gününden hemen önce eşi
tarafından terk edilen Brezilyalı ressam Rafael Mantesso, evinin beyaz boş
duvarları ve köpekleri Jimmy Choo ile başbaşa kalmıştı.
Boşanmanın travmaları sonrası
terapi gören, Asperger sendromu ve hiperaktivite olduğunu anlaşılan Mantesso; “Çocukken
çok utangaç, anti-sosyal bir çocuktum” diyor, ancak Jimmy Choo ressamı hem bu
durumdan kurtardı hem de olumsuz gibi görünen bu durumu sanata çevirmesine
yardımcı oldu.
Mantesso; “Bir gün odada oturmuş,
Jimmy ile oynuyordum ve bu resimleri yapmak aklıma geldi. Ona elimi uzattım ve
arkadaşlığımız orada pekişti” dediği Jimmy’nin boş evdeki fotoğraflarını,
çizdiği illüstrasyonlarla birleştirerek yeni bir fikre imza atmış oldu.
Jimmy, Mantesso çalışırken daima
yanında oturuyor, böylece yaratıcı fikirler onların birlikteliğinin doğal
ortamından çıkmış oluyor. “Konuşmak için hiçbir şey söylemek zorunda olmadan,
fotoğraf çekmek için doğru anı yakalamaya gerek kalmadan çalışmak hoşuma
gidiyor. Yalnızca ‘kal’ demem yetiyor ona” diyor Mantesso…
Birine söyleyemediğimiz,
söylediğimizde anlaşılamayan tek sözcük, yeni bir insana, yeni bir olaya
dönüştürebiliyor anları…



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder